İSTANBUL’DA ÖĞRENCİ OLMAK-ÜNİVERSİTE’Yİ KAZANANLARA TAVSİYELER

Eveet zorlu bir seneyi geride bıraktınız. İstanbul’da bir üniversite kazandınız. Şimdi sizi yepyeni zorluklar bekliyor. Şehir değişikliği, kalacak yer sorunu, ne yapıp ne yapmamalı, İstanbul’da sizi bekleyen koca bir bilinmez… Ancak karamsar olmayın. Zorluktan çok daha fazla güzellik size kapılarını aralayacak. İşte iyisiyle kötüsüyle İstanbul’da öğrenci olmak:

1. Öncelikle küçük bir şehirden geliyorsanız İstanbul size çok pahalı gelebilir. Mutlaka devlet burslarına ve burs veren kurumlara baş vurun.




2. Paranızı dikkatli kullanın yoksa ay sonunu getiremeyebilirsiniz. Kimseden borç istemeyin, kimseye de borç vermeyin. Elbette zaman ilerleyip yakın dostlar edindiğinizde bu kuralı geride bırakabilirsiniz.

3. İstanbul gibi bir şehirde kalacağınız yerin okula yakın olması çok önemli. Saatlerinizi yollarda geçirmek istemezsiniz. Ayrıca bu size hem daha çok gezip görme, hem de vize ve final dönemlerinde daha çok çalışabilme imkanı verecek.

4. Eve çıkma konusunda aceleci davranmayın. Sandığınız kadar kolay değil maalesef.. Eve eşya bul, evden çıkarken eşyaları elden çıkart, yemek yap, temizlik yap, bugün kimin yemek sırasıydı, bilmem kim evi kirletti, bilmem kim sürekli arkadaşlarını kalmaya getirdi… Ve çok daha fazlası.

5. İstanbul’da gece hayatı elbette çok renkli, ancak düzeninizi oturtana kadar ve gerçekten güvenilir dostlar edinene kadar kesinlikle ve kesinlikle alkol kullanmayın. (Mümkünse hiç kullanmayın)

6. Üniversiteye başladığınız için sigaraya başlamanız gerekmiyor. Özür dilerim ama bu kadar ergen olmayın. Kendinizi kanıtlamak veya çevre edinmek için buna ihtiyacınız yok.

7. Kendinizi fast food’a vermeyin. Çok hesaplı ev yemekleri, esnaf lokantaları var. Tabldot yemek konusuna da sıcak bakın. Buraları keşfedin ki anne özlemi ile yanıp tutuşmayasınız 🙂

8. Okulun yemekhanesinden de faydalanabilirsiniz, en ucuz seçenek muhtemelen bu olacak.

9. Not ortalamanızı fazla kafaya takmayın. Bunu önemseyen tek 1 şirket olduğunu bile sanmıyorum.

10. Not önemli değil dediysek dersleri takmayın demedik. Yanlış anlamayın hemen. Devamsızlık yapmayın. Emin olun ders derste öğreniliyor, iyice dinleyin. Böyle profesörlerle bir daha hiçbir yerde bir araya gelemeyeceğinizi unutmayın. Onlardan alabileceğiniz her şeyi alın. Okuldan kalan vakit gezmeye emin olun fazlasıyla yetiyor.

11. Derslerde not tutun. Hem derse gelip hem de not tutarak dinlerseniz vize ve finallerinizden önce 1-2 saat göz atmanız yetecek.

12. İstanbul’da gezilecek görülecek her yeri gezin. Okula yürüyerek gidiyor bile olsanız aylık akbil edinin. Şu an öğrenci aylık 80 TL. Doyasıya gezip görmeniz için makul bir rakam. Şehrin tadını çıkartın. Sinemaya her yerde gidersiniz, tiyatroya operaya gitmeyi deneyin. AVM’ye her yerde gidersiniz, ancak Nişantaşı sokakları sadece İstanbul’da…

13. Evden bavul bavul eşya getirmeyin. Sakin olun. Az ve öz en iyisi. İhtiyacınızı görecek birkaç parçayla yetinin.

14. Kıymetli eşyalarınızı da yanınızda getirmeyin. Çalınabilir, sizin için önemli olan bir müzik kutusu tanımadığınız biri tarafından kırılabilir, ,ödünç alınan eşyalarınız bir daha asla geri dönmeyebilir.

15. İşte en büyük sır: NE GİYDİĞİNİZ HİÇ KİMSENİN UMRUNDA DEĞİL.

16. Eğer okuduğunuz bölüm hukuk veya tıp falan değilse çalışın. Kendinize ufak bir kafede garsonluk gibi sevimli işler bulabilirsiniz. Koton, Zara gibi mağazalarda part time çalışabilirsiniz. Okurken çalışmak gerçekten çok keyifli. Mezun olunca pişman olmamak için hiç değilse deneyin.

17. İstanbul’da çok sayıda kütüphane var. Kesinlikle faydalanın.

18. Özellikle İstiklal gibi kalabalık ortamlarda çok dikkatli davranın. Zaten öğrencisiniz, cüzdanlara telefonlara dikkat 🙂

19. Üzülerek söylüyorum ki İstanbul güvenilir bir şehir sayılmaz. Kız arkadaşlarımız için özellikle söylüyorum, tenha yerlerden uzak durun. Otobüsler kalabalık olduğunda imkanınız varsa yürüyün. Veya bir sonraki otobüsü bekleyin. Binerseniz daha çok pişman olabilirsiniz.

20. Taksiye binmeniz gerekirse bir duraktan binin ve plakasını bir arkadaşınıza mesaj atın.

21. Arabanız varsa arabanızın anahtarını milletin gözüne sokmak için kırk takla atmayın. Koyun cebinize, bir daha çıkartmayın. Kimse etkilenmiyor maalesef, sadece arkanızdan görgüsüz diyorlar.

22. Okuyun. Çok okuyun. Hep okuyun. Ne bulursanız okuyun. İşe başlayıp çoluk çocuğa da karıştığınızda keşke daha çok okusaydım diyeceksiniz.

23. Spor yapın. Hesaplı spor salonlarına gidebilir veya kendi kendinize yapabilirsiniz.

24. Yıldız parkında, Gülhane’de, Bebek sahilinde sabah yürüyüşü yapın. Takın kulağınıza kulaklığı, yürüyüş yaparken kaybolun kimi zaman. Şehrin tadını çıkartın 🙂

25. Telefona gömülmeyin. Hatta sosyal medya hesaplarınızı kapatın. Anı yaşayın. Kendiniz için yaşayın başkalarına göstermek için değil. Hayatınızın en güzel yıllarının kıymetini bilin. Bu yıllarınızı klavye başında geçirmek istemezsiniz.

26. Adalara gidin, yüzün, 1 gece kalın. Hatta Şile’de Yalova’da Ağva’da Kilyos’ta haftasonları minik tatiller yapın dostlarınızla.

27. Telefon oyunları oynamak yerine arkadaşlarınızla tabu, jenga, isim şehir, sessiz sinema oynayın. Ne kadar keyif alacağınızı tahmin edemezsiniz.

28. İstanbul’u gezip tadını çıkartmak demek pahalı kafelerde vakit öldürmek demek asla değil. Siz beni anlamışsınızdır ama ben yine de altını çizeyim 🙂 Kız kulesi, Galata kulesi, Çengelköy’ün Kuzguncuk’un sevimli mi sevimli sokakları, Balat’ın evleri, Ayasofya, Yerebatan, Dikilitaş, Dolmabahçe, Beylerbeyi varken; kim ne yapsın nargile cafeyi arkadaşlar? Delirdiniz herhalde?

Şimdiden yeni hayatınızda; geleceğinizi şekillendirecek bu 4 yılda bol şans 🙂

Share